“Galatasaray muhteşem oynamış. Hakemin ince ince doğramasına rağmen futbol resitali sunmuş, şampiyonluğu hak ettiğini kanıtlamış.” Bugünün spor basınına göre dünün özeti.

“Hakan Balta’nın eline çarpmışmış, Melo arkadan nizami şarz yapmışmış, ama Sivok alenen ortalığı yıkmışmış. Melo ayağını çekemediği için 3 kez bileğe dalmışmış ama Sosa’nın atılmaması affedilemezmiş. Hele o taç verilmemiş ya. Alenen Hüseyin Göcek’e yapılan Baskı’nın somut göstergesiymiş.”

Şaşırmadım elbette. Ama dün gözyaşlarını tutmaya çalışan oğlumu, “bak ama ne kadar iyi oynadık, futbol böyle bir oyun, yenmek de var yenilmekte” diye teselli etmeye çalışan benim için bu kadarı yetti.

Aslında dün çok sevdiğim bazı arkadaşlarımın “ağlak, mağlak” diye çıkışlarına ufak ufak tepki vermeye başlamıştım ama… Evet artık yeter. Oğluma yenilmeyi öğretmekten bıktım. Şerefli ikinciliklerin değerini anlatmaya çalışmaktan da.

Fikret Orman’a ve diğer başkan adaylarına açık mesajımdır.

Ben artık tamamım.

Yeni oluşturacağınız Yönetim Kurulu’na, dünkü Kongre’de bir Abdürrahim Albayrak olma potansiyelini açıkça ortaya koyan İsmail Cevahir’i alırsanız gıkımı çıkartmayacağım. Hemen bir özür. Gezi sırasında İnönü’ye onun astığı Erdoğan pankartını eleştirmiştim ya şiddetle. Disiplin misiplin ötmüştüm. Kat’a. O doğrusunu yaptı. Hatta hemen takımı toplayıp bir AK Saray özür turu yapsın. Alkışlamazsam Beşiktaşlı değilim.

Hatta Reza Zarrab olsun listede. Olsun. Muhakkak olsun. Yollasın çikolata kutularını. Onun yemlediği Bakanlar hala taraftarı olduğu klüplerin üyeleri değil mi? Ne gerek ahlak dersi vermeye. Yemledikleri iş yaparken, yemleyene karşı çıkışım niye? Ne haddime? Gözlerindeki Beşiktaşlılığa kurban olduğum, dolduruşa geldim. Senden de özür dilerim. Muhakkak bu camiaya daha fazla hizmet etmelisin, loca yetmez. Yenge de Beşiktaş için birkaç konser düzenler hem, şahane olur.

Futbol’un başında illaki Sinan Engin olsun. Hani üyelik kartlarımızı yollamıştık ya; “bu adam bu camiadan uzaklaştırılana kadar sizde dursun” diye. Tövbe. Hatta tam tersi. Sinan Engin kartını kullanmayacak başkan adayına oy moy yok. Açık. Net.

Turgay Ciner ve onun şahsında tüm Kasımpaşa camiası içindeki Beşiktaşlılara da özür borcum var tabii ki. Ama bir uyarıyla. “Kasımpaşa şampiyon olmazsa Beşiktaş olsun” diye açıklama yapmalılar önce. Bu açıklamanın ardından yine “Beşiktaş üyeliğinden ayrılmalılar, ya da askıya alınmalılar”, şeklindeki görüşlerimi revize edecek ve “bugüne kadarki hizmetleri için plaketle onurlandırarak camia içindeki barış temin edilmeli” şeklinde yeniden düzenleyeceğim. Kasımpaşa maçlarında puan kaybına ne gerek var.

Ve futbolcular tabii. İlgili ilgisiz her pozisyonda hakeme itiraz etmeyen futbolcuyu harcarım artık. Baştan söyleyeyim. Öyle centilmen mentilmen. Yemezler. Bileğe basmayan topçunun da yeri yok artık bu takımda. Hırslı oyun böyle bişey öğrenin. Hatta kırın ayak bacak. Emekmiş, sağlıkmış. Onu hiç yemezler. İlk bir iki hafta sıkıntı olur belki. Sonra hakemler de alışır “tatlı sert” oyununuza. efendi oldunuz da ne oldu. 10 kırmızı size, öbürleri hırslı. Sıkışınca “Burası Beşiktaş” diye yürüyün karşı takımın teknik direktörünün üzerine. Çullanın. Gereğini biz yaparız, federasyon bişey yapmıyor müsterih olun.

Geri aldığım laflar da var tabii. Mersin, Bursa, Sivas ve Konya. Hani hakem hatalarıyla haklarını yedik demiştim ya. İzledim şimdi. Hepsi temiz. Allahın ağlakları. Beter olun.

Ve taraftarımız. Burada tepkilerim farklı.

222

Önce Çarşı. Paralel yapının suyuna gitmeyi bırakın artık. Hidayet Karaca Pensilvanya parası getirerek yaptırdı size bunları. İtiraf edin, rahatlayalım. Özür için AK Saray’a da çıkmanız lazım. Yol masraflarınız ve jöleleriniz benden. Çerez parası benim için. Hem ne o sosyal sorumluluk falan. Köpek barınağı, okul yardımı, kan bağışı vs vs. Bissürü para ve zamanımı yiyorsunuz. Boş bunlar. Kampanya bağışı yapalım bunları. Bakın dün Ultraaslan lideri saha içinde üçlü çektirdi 50 bin aslana. Tek yumruk, bilmem ne vs vs. Çılgın gibi desteklediler. Gezi mezi. Boşverin be oğlum. Mevzu bahis şampiyonluksa, bunların hepsi teferruat.

Ve Fenerbahçe kaptanını döven arkadaşlar. Size yakışmadı demiştim ya. Geri aldım. Hatta arttıralım eylemleri. Bir iki hakem sıkıştıralım araya. Taciz, küfür vs vs. Forumlarımızda adres ve aile akraba listesi paylaşalım biz de. Maça çıkmadan en az 15-20 telefon yesinler. Kafalarının bir yerinde olsun bir ürperti. Hemen ertesi gün sileriz forumdaki bu yazıları. Ya da “admin tarafından uygunsuz diye silindi” yaparız. Tertemiz olur. Bugüne kadar bişey olmadı, merak etmeyin.

12 milyon AK Partili Beşiktaş taraftarı olalım. Başkanımız gururla manşet olsun. Olalım.

Yazarım daha da, şimdilik bu kadar. Daha yeni dönüyorum ben. Kolay da değil. Ama bu tövbemi taçlandırmam lazım.

333

O en cıvcıvlı zamanda dahi bağırmadım, hatta dayak bile yedim “ayıp, yapmayın” dediğim için.

Şimdi eksik kalmayayım ben de.

“AHMET DURSUN. SEBA GİTSİN”.

Ya da bir dakika. Ahmet ne alaka. Düzeltiyorum.

“REZA GELSİN, SEBA GİTSİN”

Git artık Süleyman abi. Oğlumun başucundaki o titreyen ellerinle imzaladığın atkıyı naftalinledim kaldırdım. Senin mirasınla üzüyorlar bizi. Ağlatıyorlar oğlumu. Hayat boyunca gözyaşlarını tutmaya çalışsın istemiyorum ben oğlumun. Babası gibi aylarca işsiz kalsın istemiyorum. Utancından açlığını saklasın, arkadaşına kredi çektirip okul taksidi ödesin istemiyorum. Şeref meref karın doyurmuyor Süleyman abi. Aslolan kazanmak. Yesin başkalarının hakkını, emeğini. Onlar ağlamamak için gözyaşlarını tutarken, “ZIRLAMA LAN AĞLAK” desin pişkince. Kadronuza bakın desin. Liverpool bile eleseler, kadroları yetersiz olsun onların da. Bizimkilerin eline çarpsın hep, 18 dışındaki içeri girsin, kırmızılar karşı takıma çıksın. ve biz resital sunalım hep.

GİT SÜLEYMAN ABİ. BEDELİ ÖNEMLİ DEĞİL. KAZANALIM YETER. SEN GİT…

Bu habere katkı yapın